“`html
-
HABER7
HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı’nın düzenlediği “Kürt Meselesine İnsani Çözüm Çalıştayı”nda, “Cumhuriyet’in Kuruluş Sürecinde Kürtler ve Dil Politikaları” başlıklı ikinci oturumda dikkat çekici sunumlar gerçekleştirildi. Bu oturumda HÜDA PAR Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, araştırmacı Zehra Talayhan ve eski HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da yer aldı.
KÜRTLERİN SİYASAL TALEPLERİ VE YETERSİZLİKLERİ
Etkinlikte “Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde Kürtlerin rolü” üzerine bir sunum gerçekleştiren Altan Tan, geçmişteki Meclis dokümanlarını detaylı bir şekilde incelediğini belirtti. Tan, Kürtlerin siyasi taleplerinde eksikliklerin olduğunu vurgulayarak, “Eski Meclis tutanaklarında Kürtlerin ana dille eğitim ve siyasi hakları için herhangi bir talep yer almadığı görülüyor. Bu, çok üzücü bir durum. Dönemin belgelerine baktığınızda, Kürtlerin bu konularda kayıtlara geçmiş bir talebi olmadığını göreceksiniz,” şeklinde önemli tespitlerde bulundu.

‘KÜRTLER KAÇMAK İÇİN DEĞİL, FEDA OLMAK İÇİN GELDİLER’
Cumhuriyetin kuruluş sürecinde Kürt liderlerin önemli fedakarlıklar gösterdiğini ifade eden Tan, 1920-1923 yılları arasında Birinci Meclis’te yer alan önemli isimleri anarak, “Bu meclise Kürt kıyafetleriyle gelen Diyap Ağa, ‘Biz buraya kaçmaya değil, ölmeye geldik’ diyerek cesaretini göstermiştir,” dedi. Bu durumu sarsıcı bir örnekle destekleyen Tan, İstiklal Harbi sürecindeki Kürt katkılarının altını çizdi.
SAİD NURSİ’DEN İNGİLİZLERE HAAÇ HEDİYESİ
Altan Tan, o dönemin önemli ismi Said-i Nursi’nin İngilizlere olan meydan okumasını aktardı. Tan, Nursi’nin, “Biz İngilizler ve Fransızlar gibi bir hak talep etmiyoruz. Eğer bir hakkımız olacaksa, bunu Osmanlı Devleti’nden alacağız,” şeklindeki ifadesini vurgu yaparak, Kürtlerin bağımsızlık konusundaki tutumlarını dile getirdi.

KÜRDİSTAN KURMA ÇABALARI VE ENGELLER
Osmanlı dönemi Kürt siyasetçisi Cemilpaşazade Ekrem‘in fikirlerini aktaran Altan Tan, bu sürecin zorluklarını anlattı. Cemilpaşazade, İngilizlerin desteğiyle Kürdistan kurma fikrini taşırken, amcası olan Mustafa Bey ile karşılaştığı görüş ayrılıklarını ve ikna çabalarını paylaştı. Tan, “Bu süreçte amcasını ikna edemediği için Diyarbakır’da farklı taraflar oluşturdu,” dedi.
ÖZERKLİK TALEPLERİ VE OSAMANLI DÖNEMİ
Tan, o dönemdeki Kürt halkının büyük çoğunluğunun Osmanlı birliği içinde özerklik ve muhtariyet taleplerinin olduğunu, bu çabaların ise çeşitli engellerle karşılaştığını ekledi. Kürt önderlerinin çoğunun bu konudaki mücadelesinin sonuçsuz kaldığını belirtti.
LOZAN ANLAŞMASI’NDAKİ ÜÇKAĞIT DURUMU
Lozan Barış Antlaşması kapsamında İsmet Paşa’nın tutumunu eleştiren Altan Tan, “İsmet Paşa, Lozan’da ‘Kürtler ve Türkler tek milletiz’ sözüne rağmen Kürtlerin haklarıyla ilgili çok şeyin bir kenara bırakıldığını belirtiyor,” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Günümüzde de benzer zorlukların devam ettiğini söyleyen HDP’li Altan Tan, Kürt politikalarını birleştirme çağrısında bulundu. Farklı siyasi görüşlere sahip Kürt partileri ve temsilcilerine, anadilde eğitim ve toponimlerin iadesi gibi ortak meselelerde birlikte hareket etmenin önemini vurguladı.
“`